Kültür ve Medeniyet Tarihinde Fatih Haziresi

Ali Rıza Özcan

24 Aralık 2007              
De­ğer­len­dir­me: Reyhan Sarıkaya
 
İs­tan­bul’un en es­ki yer­le­şim mer­kez­le­rin­den bi­ri olan Fa­tih sem­ti Os­man­lı­la­ra ve Bi­zans’a ait iz­le­ri bün­ye­sin­de ta­şır. Bu sem­te adı­nı ve­ren Fa­tih Ca­mi­i, II. Meh­med ta­ra­fın­dan fe­tih­ten son­ra Ha­va­riy­yun Ki­li­se­si ka­lın­tı­la­rı üze­ri­ne in­şa edi­len ilk se­lâ­tin ca­mii ol­ma özel­li­ği­ne sa­hip­tir. Bu­gün, Fa­tih, Ba­ye­zid ve Sü­ley­ma­ni­ye ca­mi­le­ri bü­yük ve son de­re­ce de­ğer­li bi­rer ha­zi­re­ye sa­hip se­lâ­tin ca­mi­le­rin­den­dir. Bun­lar için­de Fa­tih Ca­mii Ha­zi­re­si, ha­zi­re­de med­fun ze­vat açı­sın­dan önem­li bir ye­re sa­hip­tir.
Tür­ki­ye Araş­tır­ma­la­rı Mer­ke­zi, Ara­lık ayın­da dü­zen­le­di­ği Bir Ki­tap/Bir Ya­zar prog­ra­mın­da Mi­mar Si­nan Üni­ver­si­te­si Ge­le­nek­sel Türk Sa­nat­la­rı Bö­lü­mü Hat Ana­sa­nat Da­lı öğ­re­tim gö­rev­li­si Ali Rı­za Öz­can’ı ko­nuk et­ti. Öz­can, Türk Kül­tür ve Me­de­ni­yet Ta­ri­hin­de Fa­tih Kül­li­ye­si ad­lı ese­rin “Ha­zî­re” baş­lık­lı ikin­ci cil­di­nin ya­yı­na ha­zır­la­nış sü­re­ci­ni ve muh­te­va­sı­nı din­le­yi­ci­ler­le pay­laş­tı. Şim­di, ko­nu­ğu­mu­zun su­nu­mu­nu özet­le­me­ye ça­lı­şa­lım:
Me­zar, Arap­ça kö­ken­li bir ke­li­me olup, “zi­ya­ret ye­ri, zi­ya­ret edi­len ve ölü­nün gö­mül­dü­ğü yer” an­la­mı­na ge­lir. Ta­rih içe­ri­sin­de me­za­ra, ka­bir, sin, mak­ber, mak­be­re, med­fen, in­zi­va-gâh, hâb-gâh gi­bi isim­ler ve­ri­lir­ken, Mev­le­vî­ler de “su­san­lar, sus­muş­lar” an­la­mın­da “hâ­mû­şân” ifa­de­si­ni kul­lan­mış­lar­dır. Top­lu hal­de bu­lu­nan me­zar­lar ise me­zar­lık, me­za­ris­tan, kab­ris­tan ve ha­zi­re ola­rak anı­lır. Ha­zi­re­ler; kül­li­ye, ca­mi, tek­ke ve­ya mes­cit­le­rin et­ra­fın­da umu­mi­yet­le kıb­le ta­ra­fın­da yer alan hu­su­sî me­zar­lık­lar­dır.
Ha­zi­re­ler, için­de bu­lu­nan me­zar taş­la­rıy­la ta­ri­he ışık tu­tan bir açık ha­va mü­ze­si fonk­si­yo­nu­nu ic­ra eder­ler. Bu­ra­da ya­tan ze­va­tın ha­yat­la­rı hak­kın­da­ki kı­sa bil­gi­ler ka­dar sey­re­den­le­ri et­ki­le­yen ve her bi­ri sa­nat ese­ri olan me­zar taş­la­rı, dö­ne­min şa­ir­le­ri­ni, hat­tat­la­rı­nı, hak­kâk­la­rı­nı ve es­te­tik an­la­yı­şı­nı gü­nü­mü­ze ta­şı­yan önem­li bel­ge­ler­dir. XVII­I. ve XX. yüz­yıl­da­ki süs­le­me sa­na­tı­nın en gü­zel ör­nek­le­ri­ni Fa­tih Ca­mii Ha­zi­re­si’nde­ki me­zar taş­la­rın­da bu­la­bi­li­yo­ruz. Ay­rı­ca Ha­zi­re, için­de bu­lun­dur­du­ğu taş­la­rın es­te­tik özel­li­ği iti­ba­riy­le, Türk-İs­lâm me­de­ni­ye­ti ve taş iş­çi­li­ği açı­sın­dan ula­şı­lan se­vi­ye­yi en gü­zel şe­kil­de gös­ter­mek­te­dir.
XIX. yüz­yı­la ge­lin­ce­ye ka­dar ca­mi­le­rin ha­zi­re­le­ri­ne si­vil de­fin ya­pıl­maz­ken, XIX. yüz­yıl bir­çok açı­dan de­ği­şim­le­rin ya­şan­dı­ğı dö­nem olur. Me­zar­lık kül­tü­rü de bu de­ği­şim­den ken­di­ne dü­şen pa­yı alır. Da­ha ön­ce­le­ri şeh­rin muh­te­lif yer­le­rin­de tür­be ve kü­çük ha­zi­re­le­re rast­la­nır­ken XIX. yüz­yıl or­ta­la­rın­dan iti­ba­ren bu an­la­yış de­ği­şe­rek, ca­mi ha­zi­re­le­ri­ne da­ha çok de­fin ya­pıl­ma­ya baş­la­nır
Fa­tih Ca­mi­i’nin kıb­le ta­ra­fın­da, Çor­ba ka­pı­sı ve Tür­be ka­pı­sı ara­sın­da ka­lan Nak­şi­dil Sul­tan Tür­be­si’ni ve kü­çük kül­li­ye­si­ni de içi­ne alan ha­zi­re­nin te­şek­kü­lü, bu sa­ha­ya 1194/1780’den son­ra ya­pı­lan de­fin­ler­le baş­lar. Bu sa­ha son­ra­dan du­var­lar­la çev­ri­le­rek ka­pa­lı bir ala­na dö­nüş­tü­rü­lür. Ha­zi­re, Mü­ni­re Sul­tan Tür­be­si’nin he­men ya­nın­dan baş­la­yan ve Nak­şi­dil Sul­tan Tür­be­si’nin gi­ri­şi­nin sol ta­ra­fın­da ka­lan bi­na­la­rın ar­ka­sın­da­ki du­var­la iki­ye bö­lü­nür. Nak­şı­dil Sul­tan Tür­be­si’nin ön kıs­mı­na sa­ra­ya men­sup er­kek, ka­dın ve ço­cuk­la­rın def­ne­dil­me­si, en es­ki de­fin­le­rin bu­ra­da baş­la­dı­ğı­nı gös­ter­mek­te­dir. Sa­ha­nın ha­zi­re­ye dö­nüş­me­si, de­fin­le­rin az sa­yı­da ol­ma­sı se­be­biy­le za­man için­de ger­çek­le­şir. Olu­şu­mu hız­lan­dı­ran en önem­li se­bep sa­ray men­sup­la­rı dı­şın­da­ki­le­rin de ha­zî­re­ye gö­mül­me­le­ri­dir. Ha­zi­re­ye de­fin için sa­ray­dan, ya­ni pa­di­şah­tan izin al­mak ge­re­kir.
Fa­tih Ca­mii Ha­zi­re­si’nde 409 adet me­zar ta­şı bu­lun­mak­la be­ra­ber, boş me­zar­la­ra ait ol­du­ğu var­sa­yı­lan şa­hi­de­le­rin de nu­ma­ra­lan­dı­rıl­ma­sıy­la ra­kam 425’e ulaş­mış­tır. 47 adet me­za­rın sa­hip­le­ri ise tes­pit edi­le­me­miş­tir. Bun­lar­dan 113’ü ka­dı­na, 177’si ise er­ke­ğe ait me­zar taş­la­rı­dır. Ça­lış­ma­da 425 adet me­zar ta­şı­na nu­ma­ra ve­ri­lir­ken, bun­lar ara­sın­dan ta­rih, sa­nat ve kül­tü­rü­müz açı­sın­dan çok önem­li ka­bul edi­len 99 ade­di II. cilt­te, di­ğer­le­ri ise II­I. cilt­te re­sim­le­ri ve Os­man­lı­ca me­tin­le­ri, me­tin­le­rin Türk­çe ve İn­gi­liz­ce çe­vi­ri­le­ri ile oku­yu­cu­ya su­nul­muş­tur. Ha­zi­re­de med­fun ze­vat, mes­lek­le­ri­ne gö­re il­mi­ye, sey­fi­ye, ka­le­mi­ye ve ta­ri­kat men­sup­la­rı ol­mak üze­re dört ana grup­ta de­ğer­len­di­ri­lip bu gru­bun dı­şın­da ka­lan sa­nat­kâr­lar da ay­rı bir baş­lık al­tın­da ele alın­mış­tır. Me­zar taş­la­rı dil, şe­kil, me­zar tip­le­ri ve hat sa­na­tı açı­sın­dan in­ce­len­di­ği gi­bi, kul­la­nı­lan sem­bol­ler açı­sın­dan da bir tas­ni­fe ta­bi tu­tul­muş­tur. Ay­rı­ca ki­tap­ta, me­zar taş­la­rın­da­ki hat­tat im­za­la­rı ör­nek re­sim­ler­le bir­lik­te yer alır­ken, Fa­tih Ca­mii Ha­zi­re­si’nin bu­gün­kü va­zi­ye­ti­ni gös­te­ren bir plan da mev­cut­tur.
Gü­nü­müz­de, ha­zi­re­de med­fun Ga­zi Os­man Pa­şa, Şey­hü­lis­lâm Meh­med Re­fik Efen­di, Ah­med Mid­hat Efen­di, Ah­med Cev­det Pa­şa, Şeh­ben­der­za­de Fi­li­be­li Ah­med Hil­mi, Hat­tat Sa­mi Efen­di, Ga­zi Ah­med Muh­tar Pa­şa, Ali Emi­rî Efen­di, Meh­med Esad Ye­sa­rî, Ye­sa­rî­zâ­de Mus­ta­fa İz­zet, Sa­lih Ze­ki Bey, Bo­lâ­henk Nu­ri Bey, Âbi­din Pa­şa, Ah­med Amîş Efen­di ve da­ha ni­ce ta­ri­hî şah­si­yet­ler zi­ya­ret­çi­le­ri­ni bek­li­yor.

خيار المحررين

SEMINARS

As the most traditonal activity of BISAV, the courses take place in every fall and spring of a year.

MORE INFO


تابعنا

الاشتراك في النشرة الإخبارية لدينا لتلقي الأخبار والتحديثات.