İslamofobia ile Mücadele: Genç Girişim (Fighting Against Islamophobia: Young Engagement)

Bashy Quraishy

17 Aralık 2009
De­ğer­len­dir­me: Betül Uzun
 
Kü­re­sel Araş­tır­ma­lar Mer­ke­zi, geç­ti­ği­miz yıl­lar­da ele al­dı­ğı İs­la­mo­fo­bi­a so­ru­nu­nu, ko­nu­nun öne­mi­ne bi­na­en 2009 yı­lı­nın son ayın­da ye­ni­den ele al­dı. Bu se­fer ko­nuk olan ki­şi, bir dö­nem Hz. Pey­gam­ber’le il­gi­li ka­ri­ka­tür­ler ne­de­niy­le İs­la­mo­fo­bi­a tar­tış­ma­la­rı­nın oda­ğı­na otu­ran Da­ni­mar­ka’dan Bashy Qu­ra­ishy idi. ENAR (Eu­ro­pe­an Net­work Aga­inst Ra­cism) Baş­ka­nı olan Qu­ra­ishy, su­nu­mun­da İs­la­mo­fo­bi­a’nın ta­nım­lan­ma­sı, bu­nun­la mü­ca­de­le ve bu ko­nu­da genç­le­rin ne­ler ya­pa­bi­le­ce­ği ko­nu­la­rı­na de­ğin­di.
Gü­nü­müz­de sa­de­ce Ba­tı top­lum­la­rın­da de­ğil, he­men her yer­de çok­ça tar­tı­şı­lan bir ko­nu hâ­li­ne ge­len İs­la­mo­fo­bi­a’nın özel­lik­le med­ya­nın da et­ki­siy­le bir kül­tü­rel ırk­çı­lı­ğa dö­nüş­tü­ğü­ne vur­gu ya­pan Qu­ra­ishy, İs­lâm’ın ne­den bir he­def hâ­li­ne ge­ti­ril­di­ği ko­nu­sun­da ken­di­sin­ce önem­li olan se­bep­le­ri şu şe­kil­de sı­ra­la­dı:
1. Ko­mü­nizm’in bir al­ter­na­tif ol­ma­sı­nın so­na er­me­siy­le Ba­tı’nın top­ye­kun ha­ki­mi­ye­ti­nin kar­şı­sın­da tek al­ter­na­tif ola­rak İs­lâm’ın kal­ma­sı.
2. İs­lâm ile Hı­ris­ti­yan­lık ara­sın­da ta­rih­ten ge­len ve da­ha faz­la ina­na­na ulaş­ma­yı amaç­la­yan mü­ca­de­le.
3. Özel­lik­le Or­ta­do­ğu böl­ge­sin­de­ki önem­li do­ğal kay­nak­la­rı el­de et­me mü­ca­de­le­si.
İs­la­mo­fo­bi­a kav­ra­mı­nın ilk de­fa 1980’li yıl­la­rın ikin­ci ya­rı­sın­da kul­la­nıl­dı­ğı­nı di­le ge­ti­ren Qu­ra­ishy, kö­ken­le­ri ge­ri­ye doğ­ru git­se de Müs­lü­man­la­ra yö­ne­lik kor­ku ve nef­re­tin son yir­mi yıl içe­ri­sin­de da­ha aşı­rı ve teh­li­ke­li hâ­le gel­di­ği­ni söy­le­di. Unu­tul­ma­ma­lı­dır ki, Müs­lü­man­la­rın En­dü­lüs’te hâ­kim ol­duk­la­rı dö­ne­me ka­dar ge­ri gö­tü­rü­le­bi­le­cek bu nef­ret Haç­lı Se­fer­le­ri­’nin ger­çek­leş­ti­ril­me­sin­de de et­ki­li ol­muş­tu.
İs­lâm’a uy­gu­la­nan çif­te stan­darda dair çeşitli ör­nek­ler ve­ren Qu­ra­ishy, in­san­lı­ğa kar­şı bir suç iş­le­yen ki­şi eğer Müs­lü­man ise med­ya­nın he­men onun di­nî kim­li­ği­ni öne çı­kar­dı­ğı­nı, ama Hit­ler ve­ya Mi­lo­se­viç gibi ör­nek­ler­de bu ki­şi­le­rin Hı­ris­ti­yan ol­duk­la­rı­na vur­gu ya­pıl­ma­dı­ğı­na dik­kat çek­ti. Ru­an­da’da ger­çek­le­şen soy­kı­rım sı­ra­sın­da ba­zı ra­hip­le­rin işin içi­ne ka­rış­masına ve Ru­an­da­lı­la­rın Hı­ris­ti­yan ol­ma­sı­na rağ­men olay­la­rın din ile iliş­ki­len­di­ril­me­di­ği­ni ha­tır­la­tan ko­nuş­ma­cı, Bin La­din’in yap­tı­ğı açık­la­ma­lar ne­de­niy­le İs­lâm’ın eleş­ti­ril­di­ği­ni ama Irak’a sal­dı­ran ne­o-con­la­rın ya da Bush ve Bla­ir’in di­nî meş­ru­laş­tır­ma­la­rı­nın med­ya­da ye­te­rin­ce yer bu­la­ma­dı­ğı­nı söy­le­di.
Da­ni­mar­ka’da­ki ka­ri­ka­tür kri­zi sı­ra­sın­da ya­şa­nan­la­rı da ha­tır­la­tan Bashy Qu­ra­ishy, bu nok­ta­da Ya­hu­di­le­ri ve di­ğer ba­zı di­nî grup­la­rı ko­ru­yan hu­ku­kî dü­zen­le­me­ler var­ken Müs­lü­man­la­rı ko­ru­ya­cak bu tür­den hu­ku­kî araç­la­rın ol­ma­ma­sı­nın çok önem­li bir ek­sik­lik ol­du­ğu­na dik­kat çek­ti. Su­nu­mu­nun bun­dan son­ra­ki kıs­mın­da ise med­ya araç­la­rın­da İs­lâm ile il­gi­li çı­kan ha­ber­le­rin de­tay­lı bir şe­kil­de ele alın­dı­ğı ba­zı ör­nek­ler­den bah­se­den Qu­ra­ishy, Da­ni­mar­ka’da Müs­lü­man­lar nü­fu­sun yal­nız­ca %3’ünü oluş­tur­du­ğu hâl­de med­ya­da %35 ora­nın­da yer al­dık­la­rı­nı ve bu­nun da %67 ora­nın­da olum­suz ol­du­ğu­nu be­lirt­ti. Ko­nuş­ma­cı­nın Da­ni­mar­ka­lı si­ya­set­çi­le­rin açık­la­ma­la­rın­dan ver­di­ği ör­nek­ler de, med­ya ka­dar si­ya­set­çi­le­rin de bu tür­den olum­suz bir ima­jın oluş­ma­sın­da önem­li bir rol oy­na­dı­ğı­nı or­ta­ya koy­du.
İs­la­mo­fo­bi­a ile il­gi­li so­run­la­rın se­bep­le­ri ile il­gi­li ola­rak ENAR’ın yap­tı­ğı araş­tır­ma­lar­da za­yıf sos­yo-eko­no­mik ko­şul­lar, kim­lik so­run­la­rı, en­gel­ler ne­de­niy­le top­lu­mun di­ğer ke­sim­le­riy­le uyum sağ­la­ya­ma­ma, İs­lâm’ın olum­suz al­gı­la­nı­şı, aza­lan kül­tür­le­ra­ra­sı et­ki­le­şim ve genç­lik so­run­la­rı ön pla­na çık­mış. Bu se­bep­ler göz önü­ne alı­na­rak tes­pit edi­len İs­la­mo­fo­bi­a ile mü­ca­de­le­de ya­pıl­ma­sı ge­re­ken baş­lık­lar­dan ba­zı­la­rı şun­lar­dır: Top­lum­da­ki din­dar ve se­kü­ler güç­le­rin açık bir şe­kil­de tar­tış­ma­la­rı; İs­lâm’ın bir et­ni­si­te ve­ya mil­li­yet ol­ma­dı­ğı­nın ve bir din ol­du­ğu­nun an­la­şıl­ma­sı, med­ya­da Müs­lü­man­lar­la il­gi­li ha­ber­ler ya­pı­lır­ken da­ha dik­kat­li bir di­lin kul­la­nıl­ma­sı; med­ya­da İs­lâm ile te­rö­rizm ara­sın­da ku­ru­lan bağ­lan­tı­nın so­na er­me­si; BM, AGİT, Av­ru­pa Kon­se­yi gi­bi say­gın ör­güt­le­rin İs­la­mo­fo­bi­a ile mü­ca­de­le­de ke­sin ku­ral­lar uy­gu­la­ma­la­rı; Müs­lü­man top­lu­luk­la­rın da­ha açık dav­ran­ma­la­rı ve med­ya­da yer alan yan­lış ha­ber­le­re ça­buk tep­ki ve­ril­me­si; ilk ve or­tao­kul dü­ze­yin­de İs­lâm ile il­gi­li ders­le­rin ko­nu­la­rak bil­gi­len­dir­me­nin sağ­lan­ma­sı.
Tüm bu ger­çek­ler ışı­ğın­da önü­müz­de­ki tek yo­lun din­le­mek ve ras­yo­nel bir şe­kil­de ha­re­ket et­mek­ten geç­ti­ği­ni di­le ge­ti­ren ENAR Baş­ka­nı, duy­gu­lar­la ha­re­ket edil­me­si­nin kı­sa va­de­de in­san­la­rı tat­min ede­bi­le­ce­ği­ni ama uzun va­de­de Müs­lü­man top­lu­luk­la­rın ka­bul edil­me­si­ne ve say­gı du­yul­ma­sı­na hiz­met et­me­ye­ce­ği­ni söy­le­di. Qu­ra­ishy, ken­di­si­nin Ba­tı Dün­ya­sın­da­ki 40 yıl­lık tec­rü­be­si­ne gö­re, ge­le­cek ba­zen çok ka­ran­lık gö­rün­se bi­le kü­çük de ol­sa bir umut ışı­ğı­nın var­lı­ğı­nın ha­re­ke­te geç­mek için ye­ter­li ol­du­ğu be­lir­te­rek söz­le­ri­ni ta­mam­la­dı.

خيار المحررين

SEMINARS

As the most traditonal activity of BISAV, the courses take place in every fall and spring of a year.

MORE INFO


تابعنا

الاشتراك في النشرة الإخبارية لدينا لتلقي الأخبار والتحديثات.